birgün

10° AÇIK

SAĞLIK 07.06.2021 09:28

Türkiye'nin ruh sağlığı sorunları

Türkiye'nin ruh sağlığı sorunları

HAZIRLAYAN: Hande Gazey-Pınar Yüksek

Covid19 salgını, yarattığı belirsizlik, kaygı, korku, yalnızlık duyguları; derinleştirdiği işsizlik ve yoksulluk ile bireyin ve toplumun ruh sağlığını etkiliyor. Ruh sağlığı hizmetlerine erişim pandemi şartlarında daha da önemli hale geldi.

Ruh sağlığı hizmetine erişim ve tedavilerle ilgili önyargılar değişiyor. Medyada, mevcut ekonomik krizin yarattığı sonuçların ruh sağlığı ile ilişkisi -yanlış bilgiler içerse de- geniş bir şekilde yer alıyor. Popüler kültürde geniş kesimlere ulaşan dizilerde, konunun ağırlıkla işlenmesi de önyargıları değiştiriyor. “Ruhsallık” artık konuşulmaz, gizlenmesi gereken, önyargı ile karşılanan bir alandan birçok olguyu açıklamaya yarayan bir araç biçimine büründü. Elbette bu değişimin hem olumlu hem de olumsuz sonuçları mevcut.

Ruh sağlığı bir kamusal hizmet, devletin sorumluluğunda olması gereken bir “insan hakkı”. Oysa üretilen, alınıp satılan ve kar edilen bir meta haline getiriliyor. Endüstrileşmiş, piyasa ekonomisinin bir pazarı olarak şekilleniyor. Bilimsel ve tıbbiymiş görünümü altında bilinçaltı temizliği, yaşam koçluğu, arınma terapisi, kuantum terapi gibi bilimsel açıdan etkinliği kanıtlanmamış uygulamalar, yüksek ücretler karşılığında, denetimden uzak şekilde bir umut istismarına neden olurken, bu uygulamaların “eğitimleri” de bir pazar oluşturuyor. Neoliberal piyasa düzeninde ruh sağlığı hizmetinin kime, kim tarafından ve nasıl yapılacağı belirsizleşiyor. Bugün neredeyse herkes bir şeyin terapisini yapıyor, psikoterapi sözcüğü bir tüketim nesnesine dönüşmüş durumda.

Bu yazı dizisinde ruh sağlığı alanında hizmet veren meslek dernekleri ve uzmanlarla, ruh sağlığı, ruhsal bozukluk ve hastalıkların tanı ve tedavisi, karar verme, tanı koyma ve tedavi etme yetilerine sahip olmanın koşulları, psikoterapi kavramı ve uygulamalarındaki belirsizliklere ilişkin bir tartışma başlatmak istedik.

Tartışmanın yazı dizisi ile sınırlı kalmaması için açık foruma dönüştürmek, ruh sağlığı alanında hizmet verenleri bu tartışmaya katkı yapmak üzere davet ediyoruz. Konuyla ilgili görüşlerinizi pinaryuksek@birgun.netadresine e-posta olarak gönderebilirsiniz.


Ruh sağlığı insan hakkı: Ruh sağlığının bireyin yaşamından ve toplumsal yapıdan bağımsız değerlendirmenin mümkün olmadığını söyleyen uzmanlar disiplinler arası işbirliğinin önemine değiniyor.


Psikiyatrik tanı ve tedavi ekip işi: Ruhsal bir bozukluğun ya da hastalığın tanı ve tedavisi büyük önem taşıyor. Uzmanlar ‘ekip’ kavramının bu noktada güçlendirilmesi gerektiğini kaydediyor: Psikiyatrik tedaviler bir ekip işidir. Bu ekipte birçok ruh sağlığı profesyoneli bulunmalı. Sağlık alanındaki yetkinliklerin güçlendirilmesini hedeflemeliyiz.


Tedavi psikoterapi odasından ibaret değil: Ruh sağlığı hastalıklarının doğru uygulamalarla alanında uzman kişiler tarafından tedavi edilmesi hayati önem taşıyor. Uzmanlar ülkenin bütüncül bir ruh sağlığı hizmetine ihtiyacı olduğuna dikkat çekiyor: Ruh sağlığı hizmetinin psikoterapi odasından ibaret görülmesi ciddi bir sorun.


Sahte psikoterapistler hastaları sömürüyor: Son yıllarda birçok yerde yüksek ücretlerle ‘psikoterapi’ sertifikaları verilmeye başlandı. Yetkinliği olmayanların ‘psikoterapistlik’ yaptığını iddia etmesi hastalara ciddi zarar verebilir.


Şarlatanlara değil bilime güvenin: Son yıllarda insanların sömürülmesine yol açan yaşam koçluğu, bioenerji uzmanlığı gibi ‘meslekler’ türedi. Bu sözde mesleklerin artışında modern tıp karşıtı akımlar, sağlık sisteminin yetersizliği gibi birden fazla sebep var.


İlaç tedavisi ile psikoterapi birbirinin alternatifi değil: Uzmanlar, ruhsal sorunların/hastalıkların tedavisinde ‘ilaç verenler’ ve ‘vermeyenler’ şeklindeki bir ayrımın bilimsel olmadığını belirtiyor. Bu tür yapay ayrımların neoliberal sağlık politikalarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurguluyorlar.


Toplum için ruh sağlığı yasası acil bir zorunluluk: Sağlığın alınıp satılan bir meta haline dönüştürülmesi en belirgin olarak ruh sağlığı alanında ortaya çıktı. Bireyin eşit ve bilimsel ruh sağlığı hizmeti alabilmesi için ‘ruh sağlığı yasası’nın acilen çıkarılması gerekiyor.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol