Vatandaş harcamasını kısıyor, şirketler üretime ara veriyor
YALÇIN KARATEPE YALÇIN KARATEPE

Dolar kurunun altı liranın altına gelmesiyle birlikte hükümet kanalından yapılan tüm açıklamalar tezvirattan öte bir şey değildir. Çünkü açıklanan tüm veriler Türkiye ekonomisi daralma sürecine girdiğini açıkça göstermektedir.

TÜİK tarafından yayınlanan Ekim ayı Tüketici Güven Endeksi’nin bir önceki aya göre azaldığı görülmektedir. Bu beklenen bir gelişmedir. Ancak bu endeksin alt kalemlerine baktığımızda çok daha ilginç bir veri ile karşılaşıyoruz.
Ankete göre, tüketicilerin tasarruf etme olasılığı bir önceki aya göre %2,3 artarak 19.2’ye yükselmiştir.



Ekonomik aktivite yavaşlıyor ve çalışanların gelirleri artmıyor. Buna rağmen, yükselen enflasyon ile birlikte, aynı miktarda mal ve hizmet tüketseler bile, normalde harcama tutarlarının artmasını bekleriz. Böyle bir dönemde vatandaşın tasarruf oranının artma ihtimalinin yükselmesi, gelecek dönemlerde karşılaşacağımız yurt içi talep daralmasına yönelik önemli bir işaret vermektedir. Bu veri gösteriyor ki vatandaşlar gelecek dönemlerde harcamalarında ciddi bir azalmaya gidecekler ve sahip oldukları sınırlı kaynaklarının bir kısmını daha tasarrufa yönelteceklerdir. Özellikle, aynı ankette hane halkının maddi durumlarına ilişkin beklentilerinin %4,1 oranında azalmasını da dikkate aldığımızda, gelirinin düşeceğini tahmin eden insanların daha yüksek tasarruf edebilmelerinin tek yolunun harcamalarını önemli oranda kısmalarıyla mümkün olacağı açıktır.

Son dört çeyrekte açıklanan büyüme rakamlarına baktığımız zaman hane halkı talebinin, kamu harcamaları ile birlikte, büyümenin önemli lokomotiflerinden birisi olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla vatandaşların harcamalarını kısacaklarının açık bir göstergesi olan bu verinin bize söylediği şey ekonomik daralmanın çok daha belirgin bir hale geleceğidir.

Şirketler üretime ara veriyor
Sadece harcamalar yönünden değil, üretim tarafında da yavaşlama işaretleri belirgin bir biçimde karşımızda duruyor. En son açıklanan sanayi üretim endeksi rakamında bunu görüyoruz. Ağustos ayı sanayi üretim endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %11 azalmıştır. Bu azalmanın devam edeceğinin diğer göstergeleri de önemli sanayi kuruluşlarının üretimlerine zaman zaman ara vereceklerine ilişkin haberlerdir.

TOFAŞ, KAP’a gönderdiği açıklamada, “yurt içi pazarda son dönemde yaşanan daralma nedeniyle” üretimine Ekim ayı içerisinde dokuz iş günü ara vereceğini bildirmişti. Bu kaçınılmaz sonuç otomotive satış rakamlarında kendisini zaten gösteriyordu. Otomotiv Distribütörleri Derneği’nin verilerine göre, sektör bu yılın ikinci çeyreğinde %20, üçüncü çeyreğinde ise %51 oranında daralmıştır. Özellikle taşıt kredi faizlerinin aylık %3,5’lara çıktığı bir dönemde, hem bu yılın geri kalan kısmında hem de 2019 yılında bu daralmanın belirgin bir biçimde artarak devam edeceğini tahmin etmek zor değildir.

Finans sektörü de daralıyor
Merkez Bankası’nın Çarşamba günü açıkladığı Finansal Hizmetler Güven endeksi Ekim ayında bir önceki aya göre 16,7 puan azalarak 137,6 seviyesine gerilemiştir. Bu endeksin alt bileşenlerine baktığımız zaman görüyoruz ki finansal sektörünün beklentileri ciddi şekilde bozulmuş, gelecek üç aylık döneme ilişkin herhangi bir olumlu beklenti kalmamıştır.
Bu göstergelere bakarak şunu rahatça söyleyebiliriz: kemerlerinizi sıkı bağlayın, “yaklaşan cisim” tahmin ettiğinizden daha hızlı size doğru geliyor.