birgün

20° PARÇALI BULUTLU

Championship Günlükleri | Blackburn Rovers; anıların kalır

SPOR 07.03.2022 11:20
Abone Ol google-news

“Gitmekle gidilmiyor ki, gitmekle gitmiş olamazsın; gönlün kalır, aklın kalır, anıların kalır” der dizelerinde Cemal Süreya. Fulham deplasmanı vesilesiyle 90’ların ortasında Premier Lig’in üçüncü sezonunda şampiyonluk yaşamış, sonrasında anılarda kalmış takımın hal ve gidişine naçizane bir bakış…

Takvim yaprakları 14 Mayıs 1995’i gösterirken, Liverpool’a Anfield Stadı’nda yenilmesine rağmen şampiyonluk yarışındaki rakibi Manchester United’ın West Ham deplasmanında kaybettiği puanlar sonrası şampiyonluğunu ilan etti Blackburn Rovers, İngiltere’nin kuzeybatısında Lancashire bölgesinde, Manchester’a 15 kilometre uzaklıkta 105 bin nüfusa sahip kasabanın mavi beyazı. O sezon Shearer, Sutton, Le Saux, Hendry, Sherwood’lu kadrosuyla oynadığı 42 maç ve 89 puanla şampiyonluk kupasını kaldıran takımın 80’li senelerde parasızlıktan kapanma noktasına gelmiş olması kaderin cilvesi. Beş bin taraftar ortalamasına oynadıkları, alt liglerde çile çektikleri zamanlarda imdatlarına domuz ticaretiyle uğraşan Niall Malone adındaki İrlandalı takım sevdalısı yetişmiş. Başkanlık yaptığı dönemde futbolcuların maaşlarını öder, deplasman masraflarını karşılarmış. Ne diyelim, futbol tanrıları her takıma böyle sevdalı taraftar ihsan eylesin. 1990’ların başında değişmiş makus talihleri. Takımın koyu taraftarlarından Jack Walker adındaki iş adamı Ocak 1991’de kulübü satın alırken, ilk üç sezonunda 25 milyon sterlin harcayarak sıkı bir takım kurmuş. Takıma kazandırdıkları arasında o yılların rekor transfer ücreti 3,3 milyon sterlin karşılığında Southampton’dan transfer edilen Alan Shearer, 1994’te Norwich City’den 5 milyon sterlin bedelle gelen Chris Sutton da var. Efsanelerini de unutmadan geçmeyelim. 2001-09 arasında formasını giydiği takımda 233 maç oynadı Tugay Kerimoğlu, taraftar sitelerinde tarihte takımın formasını giymiş en iyi beş futbolcu arasındaki yerini koruyor. Bizim Gençlerbirliği ile karşılaşmışlıkları var. 2003-04 sezonunda UEFA Kupasında karşılaştığı Ankara’nın Alkaralarına deplasmanda 3-1 yenilmiş, sonrasında evinde 1-1’lik skorla elenmişti. Hikâyenin sonrası hazin, 1998-99 sezonunda düştüler, efsane başkanları Walker 2000’nin yazında 71 yaşında aramızdan ayrıldı. 2000-01 sezonunda döndüler bıraktıkları yere, 11 sezondan sonra 2012 Mayıs’ında yeniden düştüler. 7 Mayıs 2017’de, Premier Lig’e vedalarının beşinci yıldönümünde 3. Lig’i gördüler. Bu yazının yazıldığı zamanlarda Championship’te 34 maçta 57 puanla play-off potasında, 4. sıradalar, ancak son beş maçın üçünü kaybettiler. 26 kişilik kadronun toplam değeri 43 milyon sterlin, yaş ortalaması 24.2, 10 futbolcusu İngiltere dışında dünyaya gelmiş. Takımın değerlisi 22 yaşındaki forvetleri Ben Brereton Diaz, bu sezon 30 maçta 20 golle gol krallığı sıralamasında 3. sırada.

Mart ayının ilk cumartesi günü, Londra’da serin bir havada Blackburn Rovers zorlu Fulham deplasmanında. Ev sahibi 4-2-3-1 dizilişinde, ileri uçta 34 golle gol krallığı sıralamasının zirvesindeki Mitrovic’in arkasında Wilson, Carvalho, Kebano, savunmanın önünde Reid, Seri ikilisi. Misafir Blackburn 3-4-3 dizilişinde, sakatlığı nedeniyle kadroda yer alamayan Diaz’ın yokluğunda ileri uçta Giles, Dolan, Khadra üçlüsü. İlk bölümde rakibe 3. bölgede baskıyla başlıyorlar, 6. dakikada orta sahadan kaptığı topla uzaklardan yokluyor rakip kaleyi Giles, Blackburn gole yaklaşıyor. Akabinde Fulham atağında Wison’un soldan ortasında Mitrovic’in kafa vuruşu az farkla dışarda. Maçın ilk kornerini 11’de kullanıyor Fulham, Mitrovic rakip savunmanın yakın markajında. 13’te Mitrovic’in rakip ceza sahasında yerde kaldığı, penaltı kokan pozisyonda devam kararına uzun süre itiraz ediyor ev sahibi takım, sonrasında Blackburn savunmasının solunda Zeefuik sakatlık nedeniyle yerini Rankin-Costello’ya bırakıyor. İlk 20 dakikanın sonunda Fulham’ın topla oynama oranı yüzde 76. Aradıkları golü 23’te buluyorlar, rakip ceza sahasında Williams’ın kaleci Kaminski’den vuruşunu yakın mesafeden ağlara gönderen Kebano, Craven Cottage yıkılıyor. Rakibin üstün oyunu, orta saha üstünlüğü karşısında pas trafiği yaratmakta zorlanıyor misafir takım, Fulham’ın ileri uçta göze çabukluğu, paslarıyla göze batan oyuncusu Carvalho. 34’te Mitrovic’in yerden sağ köşeye giden vuruşunda gole izin vermiyor Blackburn kalesinde Kaminski, ancak 35’te fark ikiye çıkıyor. Geriden Adarabioyo’nun rakip savunma arkasına enfes pasında Wilson kalecinin üzerinden topu ağlara gönderiyor, Blackburn’ün savunma zaafları aşikâr. Fulham topa yüzde 68 oranında sahip olduğu, rakip kaleyi sekiz kez yokladığı devreyi önde kapatıyor.

2. devreye Carvalho’nun gole yaklaştığı vuruşuyla başlıyorlar, 51’de kullandığı kornerden sonuç alamıyor Blackburn, Diaz’ın yokluğunda 3. bölgede etkisizler. 54’te arka arkaya kullandıkları iki kornerde pozisyon bulamıyorlar, ilk bölümde tempoyu düşürüyor ev sahibi. 60’ta Seri’nin soldan kullandığı kornerde Mitrovic demarke pozisyonda kafayla kaleyi bulamıyor, net fırsattan yararlanamıyor 9 numara. 64’te Fulham’da sarı kartı gören sağ bekleri Williams. 65’te duran topta oyuna sonradan giren Gallagher’ın kafa vuruşuyla golü buluyor Blackburn ancak pozisyon ofsayt, gol geçersiz, karar doğru. 66’da Blackburn’de ileri uçta Rothwell, Dolan’ın yerine sahada. 70’ten sonra farkı azaltma adına baskıyı artıyorlar, 73’te Gallagher’ın sol çaprazdan vuruşunda gole izin vermiyor Fulham kalesinde Rodak. 78’de Fulham savunmasında sarı kartı gören Ream. 79’da Fulham’da Seri yerini Chalobah’a bırakıyor. 80’de Fulham atağında rakip savunmanın dengesiz yakalandığı pozisyonda Wilson’un vuruşu az farkla dışarda. 81’de sezonun en güzel gollerinden birine yaklaşıyor Fulham, savunmadan kaptığı topa orta sahayı geçen Williams’ın aşırtma vuruşu direklere takılıyor. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca 19.343 taraftarın şahitliğinde son 11 maçta 9. galibiyetini iki golle alan Fulham şampiyonluğa bir adım daha yaklaşıyor. Blackburn’e gelince, hedefleri play-off potasındaki yerlerini korumak, sabırsızlıkla golcüleri Diaz’ın dönüşünü bekliyorlar. Blackburn’ü hatırladığımız yazıya Cemal Süreya ile başladık, Özdemir Asaf ile bitirelim: “Gidiyorum; sana bir yığın hatıra bırakarak. Anmak mı? Anma, başkaları duymasın. Hatırlamak mı? Hatırlamayabilirsin. Unutmak mı? Unutamazsın.”

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun