birgün

9° PARÇALI BULUTLU

SPOR 28.02.2020 10:07

Everton FC: Bitmeyen umuttur mavi

“Mavi, bir renkten daha fazlası bence. Sonu olmayan bir gökyüzü, umut dolu bir deniz...” der dizelerinde Cemal Süreya. Arsenal deplasmanı vesilesiyle o futbol şehrinin mavisine naçizane bir bakış…

Kurulduğu tarihten günümüze Ada futbolunun en üst liginde 116 sezon mücadele etmiş Everton FC, alemde “The People’s Club” (Halkın Kulübü) olarak bilinen, 1920’li yıllarda oynadıkları göze hoş gelen futboldan dolayı “The School of Science” (Bilim Okulu) olarak da nam salmış Liverpool şehrinin mavisi. Köklü tarihlerinde 9 sezonda şampiyonluk kupasını kaldırdılar ama kupayı en son kazandıkları 1986–87 sezonundan sonra düşüşe geçtiler. En son kazandıkları kupa 1995 senesinde Federasyon Kupası… Şehrin komşu kırmızılı takımı o zaman diliminde Şampiyonlar Ligi’ni iki kez kazanırken onlar çoğu sezonu ilk 6’nın dışında bitiriyor, orta sıralara demir atıyorlardı. 2019’un Aralık ayında hocaları Marco Silva ile yollarını ayırdıklarında ligin son üç takımı arasında uçuruma ve geleceğe korkuyla bakıyorlardı…

Yerine getirdikleri 60 yaşındaki İtalyan futbol adamı Carlo Ancelotti Şampiyonlar Ligi’ni üç kez kazanan üç teknik adamdan biri. 1995 senesinde ülkesinde Reggiana ile başlayan hocalık kariyerinde Juventus, Milan, Chelsea, Paris Saint-Germain, Real Madrid, Bayern Münih gibi dünya futbolunun devlerini çalıştırdı. İlk zamanlarda çalıştırdığı takımlarda 4-4-2 dizilişini tercih ederken, Juventus serüveninde 3–4–1–2 sistemiyle unutulmaz Zinedine Zidane’ı forvet arkası oynatıyordu. Her futbol adamı gibi hüsranları yaşadığı zamanlar da oldu elbette. 2005 Mayıs’ında, ilk devreyi 3-0 önde kapattıktan sonra penaltılar sonrası Liverpool’a elendikleri tarihi finalden sonra o 90 dakikayı soran gazetecilere verdiği cevabı yazalım yeri gelmişken: “Destiny” (Kader) demişti. Kaderden açtık konuyu madem, Zeki Demirkubuz’a da selam çakmadan geçmeyelim: “İsyan etmenin faydası yok kaderin belli, eğ başını usul usul yürü şimdi, o gün bugündür yürüyorum.”

İtalyan hocaya dönersek, onun elişiyle yükselişe geçti Everton, yeni senenin Liverpool’dan sonra en fazla puan toplayan takımı olduklarını hatırlatalım. Son beş maçta yenilgi yüzü görmezken 11 puan topladılar. Ancak Arsenal deplasmanı yaramıyor Everton’a, Emirates Stadı’nda oynadığı son beş maçtan puan çıkartamadı. Arsenal de Arteta’nın takıma gelişiyle çıkışta, ligde son altı maçta mağlubiyeti bulunmuyor. 4-4-2 dizilişinde başlıyor misafir takım maça, gol umutları Richarlison ve Calvert-Lewin. Bu sezon 7 maçta takımını öne geçirdi Richarlison, Avrupa devlerinin peşinde koştuğu 22 yaşındaki Brezilyalı. Henüz 54. saniyede golü buluyor Everton. Ceballos’un faulü sonrasında Sigurdsson’un kullandığı duran topa Arsenal savunmasında Luiz’in müdahalesi yetersiz, akrobatik hareketle yakın mesafeden tamamlayan Calvert-Lewin. Arsenal savunmasının kronikleşmiş olan duran top hastalığı yine kendini gösteriyor. 29’da beraberliği yakalıyor Arsenal, soldan Saka’nın enfes ortasını tamamlayan Nketiah. Golden sonra açılıyor Arsenal, oyuna genişlik kazandırdıkları anlarda pozisyonlar yakalıyorlar. 34’te yine savunmanın arkasına sarktıkları pozisyonda rakip savunmanın sağında Sidibe’nin arkasına bırakıyor Luiz, Aubameyang uzak köşeyi bulan vuruşuyla takımını öne geçiriyor. Arsenal kanadının solunda Saka ve Aubameyang’ın çabukluğu zorluyor savunmada Sidibe’yi. Devrenin bitimine yakın beraberliği yakalıyor Everton, Siggurdsson’un kullandığı korneri uzaklaştıramıyor Arsenal savunması, yakın mesafeden dokunan Richarlison. Everton topa yüzde 49 oranında sahip olduğu devreyi 2-2 kapatıyor.

2. devreye bu kez golle başlayan ev sahibi, sağdan Pepe ceza sahasına kesiyor, boş pozisyonda kafayla topu ağlara gönderiyor Aubameyang. Arsenal savunmasının solunda Saka zaman zaman top kayıpları yapıyor ama değerlendiremiyor Sigurdsson. Velhasıl mutlu geldiği deplasmandan eli boş dönüyor Liverpool’un mavisi. Arsenal ilk dört takım arasına yarışında umutlanıyor. Madem Cemal Süreya ile açtık yazıyı yine onunla kapatalım. Mavili takımın sevdalılarına gitsin dizeleri: “Kim istemez mutlu olmayı. Ama mutsuzluğa da var mısın?”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız