birgün

15° PARÇALI BULUTLU

YAŞAM 27.09.2021 06:53
author

Hoşçakal Müryel Barbur...

Hoşçakal Müryel Barbur...

Öyle bir yaz geçirdik ki, şu telefonu elime alıp bakmaya korkar oldum. Geçen gün Jehan Barbur’un “Canımın parçası annem hoşçakal… Uzun süredir verdiğimiz mücadele ruhunun bugün huzura kavuşmasıyla son buldu” diye başlayan paylaşımıyla sarsıldık. Canım dostum Jehan, annesi Müryel Hanım’ı yitirdiklerini duyuruyordu.

Bu anne-kız ilişkisini uzaktan uzaktan, yıllarca ister istemez takip etmişim, bunu fark ettim. Hiç tanışmamış olsak da bir gün İskenderun’a gidip, onu o meşhur ‘Cafe de Fleur’ünde blup “Merhaba, ben geldim, Jehan’ın arkadaşıyım” demeyi hayal etmiştim. Ondan sonra da sarılacaktık, oturacaktık ve uzun uzun sohbet edecektik. Hep böyle bir ‘mutlaka tanışmalıyım’ hissi vardı bende Müryel Hanım ile ilgili. Keşke yapsaymışım.

Müryel Hanım bundan sonra Jehan’da yaşamaya devam edecek eminim. Başta canım Jehan’a, sonra da tüm sevenlerine sabır diliyorum. Devri daim olsun.

***


Mine Kırıkkanat’a her saldıranın onu ırkçılıkla falan suçlamasından sıkıldım. Mine’den bir ırkçı, milliyetçi çıkmaz. Mine bir enternasyonalist midir? Hiç şüphesiz. Bunun dışında Mine Kırıkkanat yine ‘uluslararası’ bir gazeteci, bir edebiyatçıdır. İyi bir entelektüeldir. Fransızca ve İngilizce’yi ana dili gibi konuşur. Benim bunları yazmama da hiç ihtiyacı yoktur zaten. Beni de buradan sonra yazacaklarım daha çok ilgilendiriyor.

Ülke gündemi Suriye konusu ile ilk meşgul olmaya başladığı günlerde Mine’yi aramıştım. O dönem Paris’te idi. Dedim ki “Mine, Suriye’nin en büyük şairi Adonis (Ali Ahmed Said Eşber) de yıllardır Paris’te yaşıyor. Onunla Suriye ile ilgili bir röportaj yapsan ne güzel olur.”

İlgisini çekmemiş olacak ki böyle bir görüşme yapmadı. Oysa o gün de söylediğim gibi, bu röportaj çok ses getirirdi. Hatta belki Mine’ye ödüller bile getirebilirdi. Hatta ve hatta yıllar sonra bugün Adonis ile yapılan bir söyleşi çok önemli bir değişimin altını çizecekti: Adonis, o gün Esad düşmanı iken, bugün Esad’dan özür dilemekteydi.

Geçen gün bir televizyon kanalında konuşuyor Mine. Yukarıda anlattığımdan buraya geçiş çok kolay olmuyor benim zihnimde. Diyor ki “Yandaş basının elinde Kılıçdaroğlu ve CHP ile ilgili öyle bir dosya var ki, yer yerinden oynar. Aynı dosya bende de var ama açıklayamam.”

***

Daha sonra sosyal medyadan gelen tepkilerden birine de “İlk taşı atan olmak istemiyorum” diye cevap verdi.

Mine Kırıkkanat büyüğümdür, ondan öte dostumdur. Ama lütfen kusura bakmasın, dost acı söyler, ben bu “Biliyorum ama söylemem” türü gazeteciliği sevmiyorum, sevdiğim insanlara da yakıştıramıyorum. Mine’yi de de böyle bir polemiğin öznesi olarak konumlandıramıyorum.

***

Ey ahali! 9 Ekim akşamı Redd’in solisti Doğan Duru ve Burçin Büke ile birlikte Kadıköy’de Özgürlük Parkı’nda bir konserimiz var. Yazı geride bırakıp sonbahara merhaba dediğimiz günlerde farklı bir repertuarla ve sürprizlerle karşınızdayız. Bekleriz.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol