Premier Lig seyir defteri: Hem dâhi hem tiryaki, Maurizio Sarri…
ZİYA ADNAN ZİYA ADNAN

Hocalık kariyerinde hiç şampiyonluk yaşamadı, lakabı ‘Mister 33’, 2000’lerin başında çalıştırdığı Sansovino’nun topçuları takmışlar ona bu lakabı. Duran toplardaki hücum organizasyonlarında 33 farklı taktik uygular, rakibe göre bazılarını denerlermiş maçlarda. Pep Guardiola’ya göre izlemesi keyif veren takımların yaratıcısı, futbol dâhisi. Kasım kasvetinde Tottenham Hotspur deplasmanında sahaya çıkan Chelsea’ye ve hocasına naçizane bir bakış.



10 Ocak 1959’da Napoli’nin Bagnola bölgesinde dünyaya gelmiş futbol adamı, bisiklet sporuna meraklı bir babanın oğlu. Kariyerinde hiç profesyonel futbol oynamışlığı yok, amatör liglerde forma giydiği zamanlarda Torino ve Fiorentina’nın seçmelerine katılmış. Koyu Napoli taraftarı, okulda başarılı bir öğrenci. Floransa’da bankacılık yaparken tamamlamış antrenörlük kurslarını, 2002’de bankacılığı bırakıp İtalya’nın 6. Liginde AC Sansovino’nun başına geçmiş.

Antrenmanlardaki metodik yaklaşımı, yaratıcılığı takdire şayan. Antrenmanlarda her futbolcuya maçtaki görevini defalarca tekrarlattığını, rollerini ezberlettiğini söylüyor öğrencileri. Bazılarının onunla parladığını hatırlatalım. Napoli zamanlarında Dries Mertens iki sezonda 56 golle Avrupa futbolunun önemli golcüleri arasına girmişti. Futbol felsefesi ofans ve gol üzerine kurulu, Chelsea’deki ilk zamanlarındaki sözleri işin özeti: “Takımımın 30 dakika katı savunma yapıp kontradan gol aradığını görürsem bankacılığa geri dönerim, çünkü taraftar sahada gol ve izlemekten keyif aldığı bir takım görmek ister.”

2003-18 arasında Çizme’de 11 takımı çalıştıran hocanın parlak zamanları Napoli yılları. 2015’in yazında Rafael Benítez’in yerine geldi, ilk sezonunda takımı Juventus’ın ardından ligi ikinci sırada bitirirken, sonraki iki sezonda üçüncülüğün altına düşmedi. Savunma oyuncusu Koulibaly, dâhi olarak tanımlıyor hocasını ve devam ediyor: “Kimselerin göremediğini görmekte ustadır.”

Futbolun yanında, sigara tiryakisi, üstelik maçtan sonra bir tane keyif sigarası tüttürenlerden değil, içmeden duramayanlardan, Johan Cruyff ekolü. 2017-18 sezonunda Napoli’nin başında Avrupa Kupası’nda RB Leipzig deplasmanına çıktıklarında, ev sahibi takım onun için statta özel sigara kabini inşa etmiş, fırsat buldukça tellendirebilsin diye. Bilmeyenler için, Mart 2016’da 68 yaşında aramızdan ayrılan Hollandalı efsane de tüttürmeden duramazdı, günde üç pakete kadar çıktığı yazılır. Barça’nın hocalığını yaptığı zamanlarda sigara bağımlılığı nedeniyle geçirdiği by-pass sonrasında şehirdeki bir şeker imalatçısı bir kutu lolipop yollamış alışkanlığı yenmesine yardımı olur diye. Bu vesileyle saha kenarındaki teknik alanda sigara içiminin 2004’te yasaklandığını hatırlatalım…

***

Kasım ayının son cumartesi gününde Maurizio Sarri’in Chelsea’si, Tottenham karşısında. Ada futbolunun takipçileri bilir, iki takım taraftarları hazzetmezler birbirlerinden. Chelsea taraftarları her fırsatta hatırlatırlar takımlarının 2004’ten beri kazandığı kupaların, Tottenham Hotspur’ün tarihi boyunca kazandığı kupa sayısından fazla olduğunu. Tottenham sevdalıları altta kalmaz, 80’li yılları hatırlatırlar rakiplerine, “Boktan olduğunuz yıllarda neredeydiniz?” tezahüratıyla.

Pochettino’nun gelişinden sonra iki takım arasındaki maçlarda ibre Tottenham’dan yana, son 7 maçın 3’ünü kazandılar.

Maça 4-3-3 dizilişinde başlıyor Chelsea. Hücum üçlüsü Willian, Morata, Hazard. Kapasitesi 51 bin ile kısıtlanan Wembley’de ev sahibi baskılı ilk bölümde, 8. dakikada Eriksen’in sağdan kullandığı duran topa Alli’nin kafasıyla öne geçiyorlar. 16’da Kane’in ceza sahası dışından köşeye giden vuruşunu izliyor Chelsea kalecisi Kepa, fark ikiye çıkıyor. Golün öncesinde Hazard’ın ceza sahasında düşürülmesi net penaltı ama verilmiyor. Tottenham’ın istekli, agresif oyunu karşısında pas yapmakta zorlanıyor Chelsea, orta sahada Alli’nin yakın markajındaki oyun kurucu Jorginho etkisiz. Tottenham çok üstün oynadığı, rakip kaleyi 11 kez yokladığı devreyi iki farkla galip kapatıyor.

54’te Tottenham’ın sağ kanadında Son topu orta sahadan taşıyıp, rakip savunmayı ipe dizer gibi geçtikten sonra uzak köşeye bırakıyor, fark şimdi üç. Gidişattan sıkılmış olmalı ki 58’de Morata’nın yerine Pedro’yu oyuna alıyor Sarri. Oyuna Willian’ın yerine giren Giroud’un kafasıyla farkı ikiye indiriyor Chelsea, neden Morata’nın yerine başlamadığı sorusu akıllarda! Velhasıl 90 dakikanın sonunda Tottenham 3-1’lik skorla üç puanı kapıyor. Chelsea şimdi lider Manchester City’nin 7 puan gerisinde, muhtemel maçtan sonra bir efkâr cigarası yakmıştır Sarri.