birgün

12° AÇIK

Ey umut neredesin? Sanatı icra etmenin önünde artan engellere karşı bütünleşememiş bir kitlenin savrulmasının getirdiği yorgunluk var. Yoksa en... Yazının devamı... Genco Erkal Türkiye’dir Bundan yıllar yıllar önce Le Figaro gazetesi sekiz sütuna manşetten vermişti haberi: “Simone…” Fransız halkı büyük bir... Yazının devamı... Dünyanın En Güzel Afganistanı Yakışıklı yüzü yansıdı aynaya. Saçlarını arkaya taradı. Sonra çalışma masasına oturdu, daktiloya kağıdı taktı. “Adamlar... Yazının devamı... Bir gazetecinin ölümünün ardından geçen günler Ne çok erken ölüm verdik gözü doymaz toprağa. Hasan Uysal’ın ölümünün üzerinden ise üç yıl geçti. Geçtiğimiz hafta sosyal... Yazının devamı... Genç ölmek Camillo Jose Cela’nın “On Bir Futbol Öyküsü” kitabından aklımda ellenmeden duran epigraflardan biridir: “Ölüm yaşlıları... Yazının devamı... Biz öncü kadınlara alışkınız, bayım! Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda Berlin’de dünyaya geldi. Babası Almanya’da askeri ateşelikte görev yapan Hasan Cemil Bey’di.... Yazının devamı... Sevda Şener’i anarken… Sevda Şener hocamızın üniversite yıllarımızda kulağımıza küpe olan sözlerinden biri, “Dram sanatı insanı eşiklerde sınar!”dı.... Yazının devamı... Unutmak… Ahmet Muhip Dıranas, kanımca bu topraklarda yazılan en kıymetli şiirlerden biri olan “Olvido”yu, “Ey unutuş, kurtar bu... Yazının devamı... Ulus’un ardından… On beş yıla yakın zaman geçmiş aradan. Ölüm haberini aldığım yerdeyim şimdi. Öyle bir ıssızlıkta. Avare dolaşmıştım sokaklarda.... Yazının devamı... Aynı gökyüzü, aynı keder 2 Temmuz 1993 günü Sivas’ta bir Ortaçağ katliamında babam şair Dr. Behçet Aysan’ı kaybettim. Bu ülke de geleceğini… Sonrası... Yazının devamı... Babalar Günü’nde bir platformun doğuşu Bu ülke, babaları öldürülen çocuklar ile oğulları öldürülen anaların coğrafyası. Açık hava mezarlığı gibi artık her yer. Günler... Yazının devamı... Suat Taşer’i anımsamak Lise’ye yeni geçtiğim yıl olsa gerek… Babamla sık sık sinemaya gidiyoruz. Birlikte izlediğimiz filmlerden en çok hatırımda... Yazının devamı... Sıkılmak… Günler günleri izliyor. Sıkılmanın içinden sıkılarak geçiyoruz. Sıkılma sanatının bütün incelikleri öğretiliyor. Hevesli... Yazının devamı... Zalimi yeniden keşfeden mazlum Kalbimize yerleşen sıkıntıyı bir karabasan gibi ömrümüz boyunca taşıdık. Yorulduk, bunaldık ama hayatın acemisi olmaya devam... Yazının devamı... Babalar gibi… Dario Fo’nun, “Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü” oyununda geçer: “Başımız dimdik yürüyoruz çünkü boğazımıza kadar b.ka batmış... Yazının devamı... “Bütün şairler Filistinlidir” Henüz ilkokula yeni başlamışım. 80 darbesinin üzerinden az biraz zaman geçmiş. Korku iklimi tavan yaptığı için, ilkokul... Yazının devamı... “Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın” Brecht’in gazete kupürlerinden ve görgü tanıklarının ifadelerinden yola çıkarak kaleme aldığı “Faşizmin Korku ve Sefaleti” bize... Yazının devamı... Hangi öfke? Yıl: 1956’dır. İngiltere’de John Osborne’nin kaleme aldığı “Öfkeyle Bak Geriye” seyirciyle buluşur buluşmaz ateşli tartışmalara... Yazının devamı... Halk düşmanları… Henrik İbsen, Norveç’te bir kaplıca kentinde ailesiyle birlikte yaşayan Dr. Thomas Stockmann’ın tek başına iktidara karşı... Yazının devamı... Bir aydınlanmacının anıları… Anı kitapları aynı zamanda yazarın yaşadığı çağın öyküsünü verir. Stefan Zweig savaş yıllarında, yabancı bir memlekette, elinde... Yazının devamı...
1 2 3 4 5