birgün

29° PARÇALI BULUTLU

Geçen yıllar eskitemiyor hiçbir şeyi! Eylül ayının son günleriydi. Adana’da sabah erken olmasına rağmen kavurucu bir sıcak vardı. Otuz altı yaşında gencecik bir adam... Yazının devamı... Bir rüyam var... Isabel Allende, daha sonra filme de çekilen ünlü romanı Ruhlar Evi’nde, bir ailenin penceresinden Pinochet darbesi öncesinde ve... Yazının devamı... İdam cezası, ölüm ve hakikat! Küçük bir çocukken henüz çiçeği burnunda avukat olan teyzemle dolanır dururduk sokaklarda. O zamanlar Ankara’da, şimdi yerinde... Yazının devamı... Fidan gibi bir Fidan! Figen Şakacı’nın geçtiğimiz günlerde yayımlanan öykü kitabı Kesekli Tarla’da Fidan’ı anlatan bir öykü var: “Fidan’ın Boynu”... Yazının devamı... Bir şehre bakarken… Ankara çok uzun zamandır, “kan kokulu” bir şehir artık. 7 Haziran sonrasında patlayan bombalar sonucunda kaybettiklerimizin... Yazının devamı... Şiirin asaleti, yaşamın feraseti... Furuğ’ın şiirlerini Türkçe’ye Celal Hosrovşahi ile kazandıran Onat Kutlar kitabın önsözüne, “güzel bir zamandı” diye yazar.... Yazının devamı... ‘Sana Ahmet Erhan diyorlar!’ Canım Erhan Abi; Buraları terk-i diyar eyleyeli tam yedi yıl olmuş. Senden sonra da çok ölüm gördük, hüzünlerin içinden kahırla... Yazının devamı... İnsan sevinmez mi? “Ve o çanları ağır ağır çalan/ şu sarmalanmış tekdüzeliğin içinde/yüreğine insanın bir taş yuvarlanmasından/bir çan, bir... Yazının devamı... Geyikler… kadınlar… lanetler… FrIda Kahlo’nun ünlü ‘Yaralı Geyik’ tablosunda, ilk bakışta bir geyik ve ona saplanan oklar yüreğimizi dağlar. Acı içinde... Yazının devamı... Biraz kahve biraz konyak Zalim temmuz… Her defasında kalbime bir ok gibi saplanan temmuz. Yitirdiklerimizin sayısı gün be gün artarken bizi yalnızlık... Yazının devamı... ‘Fedailer Mangası’ İstanbul Erkek Lisesi’nden bir delikanlı, Nazım’ın şiirlerini defterine yazdığı için tutuklanır. Genç öğrenci Rıfat Ilgaz’la... Yazının devamı... Sivas Katliamı: 27 maddede 27 sene 2 Temmuz günü babam Sivas’tan aradı: “Belki daha erken gelirim!” Akşam televizyonda Sivas’ta Olaylar başlığı. Alt yazılar... Yazının devamı... Yine 2 Temmuz Payımıza düşen taziyelerin içinden geçen bir ömürmüş meğer. Bir ağız vişne dolusu gülebilirdik oysa. Cinayetler, katliamlar... Yazının devamı... Belleğimizdeki mekânlar Emile Zola’nın ‘Meyhane’ romanını ilk gençlik yıllarımda okumuş, allak bullak olmuştum. Paris’in arka sokaklarında bir ailenin... Yazının devamı... Ehlileştirilen sanat İlya Ehrenburg, ‘Paris Düşerken’ romanında, Mıchaud, Denise, Andre, Lucien, Pierre, Agnès gibi birbirinden müthiş... Yazının devamı... Bize nasip değil ecelnen ölmek! Charkes Dickens’ın “İki Şehrin Hikayesi” romanında “Bastille” hapisanesinde suçsuz yere on sekiz yılını geçirdikten sonra, eski... Yazının devamı... Hem ‘Uzak’ hem de 'Yakın' Önceki gün bir düş gördüm. Adorno’nun “Rüya Kayıtları” kitabının başında bir epigraf olarak söylediği, “Rüya ölüm gibi... Yazının devamı... Vitrindeki özgürlük Allen Ginsberg’in ünlü Amerika şiiri, “Amerika her şeyimi verdim sana, şimdi bir hiçim!” diye başlar. Kapitalizme cebindeki... Yazının devamı... ACILI KUŞAK Bir gün, İstanbul Erkek Lisesi’nden gencecik bir delikanlıyı tutuklarlar. Suçu Nazım’ın şiirlerini defterine yazmaktır. Genç... Yazının devamı... Hışhışı hançer Bir Antep türküsüdür “Hışhışı Hançer” Aynı zamanda Nezihe Meriç’in öyküsünün adıdır. Güzelim öyküde, genç bir kadının “kusurlu... Yazının devamı...